Kayıtlar

Ocak, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Warren Buffet Tavsiyeleri - 7

"Zeki olmanıza gerek yok, ortalama olarak uzun süre diğer erkeklerden biraz daha akıllı olmanız yeterli." Başarının sırlarından biri de aslında ortalamanın üstünde kalmaktır. Bir çok başarılı doktor tanırım. Bir çok profesör, doçent veya uzman. Bazıları gerçekten zeki değildi. Tanıdığınızda bu insan doktor olabilmiş ise ben hallice olurum diye düşünürsünüz. Onların sırrı tıbbi konularda ortalamanın üstünde bilmeleridir.  Televizyonda bazı oyuncular da aynı şekilde daha çok tutulur çoğu kişi asıl nedenini bilmez ama asıl neden oyunculuğu ortalamanın üstünde olmasıdır. Duygu size geçer. Aynı şey bütün mesleklerde de geçerli.  Peki bunu nasıl yapacağız? Aslında bunun cevabı dünde kaldı. O konuda bilgi sahibi olmak gerek. Ortalama üstünde bilgi sizi ortalama üstünde akıllı gösterecektir. Ortalama üstünde gözükmek size ortalama üstü bir hayat yaşatacaktır. Hepinize ortalama üstü bir hayat diliyorum. 

Warren Buffet Tavsiyeleri - 6

"Öğrenmeye devam edenler; yükselmeye devam edecek." Warren Buffet gibi bir çok başarılı insan öğrenmeye mutlaka vakit ayırıyor. Bill Gates yılda bir ay kendini kitap okumaya ayırıyor. Kazandığı parayı düşünürseniz; işin başında durmadığı zaman kaybedeceği miktarı az çok tahmin edebilirsiniz. Bunu farkında bir şekilde işin köşeye bırakıp bir ay kitap okuyor.  Warren Buffet'in yıllık 100 kitap okuduğu söylenir. Bu kadar yaşlı bir adamın hâlâ kitap okuması benim için çok büyük bir örnektir. Ben de yıllık 54 kitap bitirmeye çalışırım. Yıllık 30 kitap okuduğunuzda üç yıl sonraki kendinizle çok fark olacaktır. Zaten arada fark oluşmamışsa sadece zaman öldürdünüz diyebiliriz.  İkinci olarak öğrenme sadece kitapla olmuyor zaten. Videolarla da öğrenebilirsiniz. YouTube üzerinde her konu üzerinde onlarca yüzlerce; İngilizce biliyorsanız binlerce video mevcut. Günlük yarım saat öğrenmek istediğiniz konu hakkında video izlerseniz 2 yılda ortalamanın üstünde bir bilgiye sahip olacağın...

Warren Buffet Tavsiyeleri - 5

"Yaşamın temel algoritması, işi yarayan şeyleri tekrarlamaktır." Warren Buffet'in başarı sırlarından bir tanesi de tekrar. Bu zaten hepimizin bildiği ama hiçbirimizin uygulamadığı bir taktik aslında.  Siz doktorsanız reçete yazmakta usta olmuşsunuzdur. Her gün 20 tane yazsanız bir kaç yılda on binin üzerinde reçete yazdığınız için artık reçete yazmak zor olmayan bir durumdur. Ya da yazarsanız her gün bir sayfa yazsanız bile üç yılda 1000 sayfa yazı çıkar ortaya. Artık yazı yazmada zorlamayacaksınız manasına geliyor. Tekrarlarınızı PUBG üzerinde yaparsanız bu sefer de PUBG ustası olursunuz. Silver veya gold seviyelerine kadar yükselirsiniz. Ya da konuşma programlarında ustalaşırsanız karşı cinsle muhabbet ve görüşme oranlarınız artar.  Önemli olan nasıl bir hayat istiyorsunuz. Siz geleceğiniz için gerekli şeylerde tekrar yapın. Gerekli ve ihtiyacınız olan şeylerde tekrarı yapın ki hayatınız o yönde gelişsin.  Hepinize hayatınızda güzel ve hayatınız için doğru şeyleri tekra...

Warren Buffet Tavsiyeleri - 4

İstediğini elde etmek için, istediğini hak etmelisin. Hayatımızda bir çok şeyden şikayetçiyiz. Bunun için ne yapıyoruz hiç bir şey. Başarılı insanların ortak özelliklerinden biri de o başarıyı hak etmeleridir. Hayatlarından fedakarlıklar yaparak o başarılara imza atmışlardır. Tüm Başarılı insanların tamamı on bin saatin üzerinde o işle uğraşmışlardır.  Kendinize sorun istediğim işi ben başkasına vermiş olsaydım istediğim maaşı veya kazancı ona verir miydim? Hak etmediğimiz bir hayatı istiyoruz çoğumuz maalesef. Dünya sınav dünyası bedel ödenmedikçe de hak ettiğimiz hayat karşımıza çıkmıyor. Şu üç duruma dikkat edip onları geliştirdikçe kazanmamız daha da kolay. Karakterimiz, iş etiğimiz ve öğrenme isteğimiz. Bunları her seferinde hak edeceğimiz düzeyde kazanana kadar geliştirmek zorundayız. Yoksa kazanmak ya çok zor olacak ya da farklı yollara kaymaya başlayacak. Hepinize hak ettiğiniz bir hayatı yaşamanızı dilerim. 

Warren Buffet Tavsiyeleri - 3

"Sürüyü taklit etmek, ortalamaya gerilemeye davet eder." İki kere iki dört eder. Bu sonuç değişmez. Toplumdaki insanlara bakın. Onlar gibi davranırsanız onlarla aynı sonuçları paylaşırsınız. Benim babam elektrik teknikeri. Ben de onun gibi iki yıllık elektrik teknikerliği okursam ben de aynı yoldan gitmiş olurum ama ben tıp fakültesi okudum ve doktor oldum.  Ne alakası var şimdi konu ile. Eğer toplum gibi maaşlı işlerde çalışmak isterseniz belirli bir paraya razı olursunuz. Toplum gibi beslenirseniz belirli bir yaşam kalitesine razı gelirsiniz. Toplumdan farklı bir işle uğraşırsanız toplumdan farklı kazanırsınız. Çok mu yoksa az mı kazanacağınız tamamen size bağlı. Toplumdan daha sağlıklı veya daha varlıklı olmanın tek yolu toplumdan farklı yolda gitmektir. Tabii kimse size kargaşa çıkarın demiyor ama memnun olmadığınız kurallara uyarak mutluluk ve huzuru da yakalayamazsınız. Hepinize içinizdeki farklı yolu keşfedecek bir hayat diliyorum. 

Warren Buffet Tavsiyeleri - 2

"Hayattaki hataların çoğu, kişinin gerçekten ne yapmaya çalıştığını unutmasından kaynaklanır." Bütün büyük insanlar odaklanmak üzerine çok fazla duruyorlar. Hepsi de başarının sırlarından birini odaklanmak olduğunun farkındalar. Tabii günümüzde dikkat dağıtıcı o kadar çok şey var ki odaklanmak eskiden daha da zor. Sadece günlük hedeflerde değil, yıllık ve ömürlük hedeflerde de koşularımız için odağımızı bozmamak gerekiyor.  Peki ne yapacağız? Sosyal medya işlerine vakit koyabiliriz. Sınırlı bir vakit ayırabiliriz. İkinci olarak hayat amacınıza uygun davranın. Yazar olmak isteyen insan resim çizmeye on saat ayırmaz. Ama çoğumuzun bir çok işi var bazıları daha az önemli olmasına rağmen daha fazla vaktimizi harcıyoruz maalesef.  Bir tane kuzey yıldızınız olsun ve rotanızı ona göre belirleyin. Hepinize odaklı bir hayat diliyorum. 

Warren Buffet Tavsiyeleri - 1

Warren Buffet'i ne kadar tanırsınız? Kendisi ton ton dede edsaı ve dünyada örnek olacak başarıları ile benim örnek aldığım nadide insanlardan biridir. Bir kaç gün onun tavsiyelerine kulak verelim.  Bilmediğimizi bilmek, zeki olmaktan daha faydalıdır. Hepimiz bir şeyler biliyoruz ve bildiklerimize göre de hareket ediyoruz. Lakin bilmediklerimiz her zaman bildiklerimizden daha fazla olacaktır.  Sokrates bildiğim bir şey varsa o da hiç bir şey bilmediğimdir der. Burada alçak gönüllülük yaptığını düşünürdüm Sokrates'in Savunması'nı okuyana kadar. Lakin Sokrates bilmediklerinin bildiklerine oranla çok fazla olduğunu biliyordu. Bunu vurgulamak istiyordu özellikle. Bu konuyla alakalı şöyle diyor okuduğum cümlenin devamında akıllı olmaya çalışmaktansa aptallıktan kaçınmak daha kolaydır. Hiç bir şey bilmediğini kabul et.  Egonuzu hayatınız bir köşesinde tuttuğunuz sürece gelişim süreciniz devam edecektir. Hepinize hayatınızda egonuzu kontrol altında tuttuğunuz bir yaşam diliyorum....

Yanlışı Düzeltmek

Dün yanlışı düzeltmek ile ilgili bir yazı yazmıştım ama içim tam rahat etmedi. Daha detaylı yazılabilir diye düşündüm.  Peki yanlışı nasıl düzelteceğiz? Bunun bir çok yolu ve yöntemi olmakla beraber benim yazacağım küçük bir özetten öteye geçmeyecektir.  1. Hatanın bizimle ilgili kısmı ne onu bulup; öncelikle onu nasıl düzeltebilirim diye düşünmek lazım. Kendimizden başlamak her zaman daha sağlıklıdır. 2. Karşı tarafı düzeltirken asla karşınıza almayın insanları.  İnsanların yanında olursanız insanları düzeltmek daha kolay olacaktır. 3. Yanlışı asla ulu orta bir yerde düzeltmeyin.  İnsanların gururunu kırarak düzeltemezsiniz. 4. Yanlışın nasıl olduğunu gösterin. Yoksa karşı tarafı toptan Yanlış olmakla ithaf edersiniz. 5. Yanlışını düzeltecek biri varsa onun güzel özellikleri sayılarak söylenmesi gerekir. Hepinize yanlışı en güzel şekilde düzeltmeyi öğrenmiş bir hayat diliyorum. 

Ne yapılmalı?

İki gün önce Kuran'ı Kerim İsveçte yakılmış. Bunu kınamak için Müslüman olmaya gerek yok insan olmak yeterli. Çünkü yapılan davranış insanlık dışı bir davranış. Bir buçuk milyar insanın değerlerine hakarettir direkt. Bunu neden yapıyorlar. Diğer dinler özellikle Hristiyan kesim bu konuda Müslümanlar kasar hassas değil. Yani Hz. İsa resmi çizip dalga geçebiliyor. Ya da müzik kliplerinde Hz. İsa figürü veya dini sembol olan papaz ve rahibeleri farklı şekillerde kullanabiliyor. O yüzden bunu Müslümanlık için de yapılabilir olduğunu düşünüyorlar. Peki biz ne yapacağız? Toplum olarak bir kesim sadece bir fotoğraf ile sorumluluk üzerinden kalkıyor zannediyor lakin öyle olmuyor. Bilinçlenmek lazım. Hem iyi anlamda özelliklerimizi hem de kötü anlamda olanları. Yapılan şeyin resmi yazılarla kınaması yapılıyor ama bunu çok küçük bir kesim yapıyor. İkinci olarak tüm İsveç yanlış yapmış gibi davranmaya gerek yok. Hepinize yanlışı gördüğü zaman en güzel şekilde düzeltecek bilinç olmasını di...

Saf Sevgi

Son bir kaç yıldır duyduğum bir şey. Köpekçi ve kedici. Köpekçiler köpekleri daha çok seviyormuş, kediciler daha çok kedileri seviyormuş. İnsanın fıtratı ya köpekçi imiş ya da kedici. Benim fıtratım da büyğk ihtimal köpekçi ama bu kedileri sevmiyorum manasına gelmiyor. Kedileri de çok seviyorum. Köpekleri sevmemin bir sebebi de köpeklerin çok güzel sevmesi.  Köpekler nasıl seviyor peki? Sağlıklı bir köpek sizin sevmenizi beklemez. Siz severseniz sizi daha çok sever ama siz sevmeseniz de sizi severler. Örnek verecek olursanız bir tane köpeğiniz var arada oynuyorsunuz eğleniyorsunuz. İşten geldiğiniz zaman köpek dilini çıkarmış bir şekilde sizin onunla oynamanızı bekler ama siz çok yorgunsunuzdur. Oynamak istemezsiniz. Köpek ne yapar? Sadece hiç bir şey gider kendine oynamaya devam eder.  Biz neden yapamıyoruz bunu çünkü her şeyi bir nedene bağlıyoruz kendimizle ilgilenmek zor geldiği için hep başkalarının düşünceleri nedir diye düşünüyoruz. Bu bana bakmadı şu böyle laf söyledi....

Sorumluluk

"Başkaları sizin sorumluluğunuzu üstlenmeye kalkıştığında yaşanan dram daha da büyüyecektir." Don Miguel Ruiz  Maaşlı işlerde çalıştığınızda ne olur belirli bir ücret karşılığında emeğiniz satın alınır. Haftalık 40 saat çalışma karşılığında siz devletin veya şirket sahibinin işini yaparsınız onda size parasını verir.  Kendi işinizi yaptığınızda ise riskleri alırsınız ama emeğimizin bütün karşılığını alırız. Çoğu insan risk almamak için emeğini %20-30 fiyatına devlete veya özel şirkete satar. Asıl konu ise çok farklı... Don Miguel bunun sadece ekonomi içinde değil ilişkilerde de böyle olduğunu söyler. İster ikili ilişki olsun isterse sorumluluğumuzdaki duygusal sorunlar olsun. Eğer sorumluluğu başkasına bırakırsak risk almayız ama karşı tarafa itaat eden bireyler oluruz.  Nasıl ki maaşlı işlerde sadece denileni yaparız iki dudak arasına bakarız. Aynı durum ilişkilerde de geçerli olur. Insanların dediği gibi yaşamak zorunda kalırız.  Peki ne yapacağız? Aslında çok basi...

Mutlu ve Huzurlu

Mutlu ve huzurlu yaşamışların on ortak özelliği  1. Aktif kalın ve emekli olmayın. Yaşınız gelmeden sevdiğiniz işi bulun. Bu işi yaptıkça daha da genç hissedeceksiniz  2. Ağırdan alın.  Hayat hızlı yaşamak için çok kısa. Telaşı arkanızda bıraktığınızda yaşam tekrardan Anlam kazanır. 3. Midenizi tıka basa doldurmayın.  Ne kadar kararında yemeyi öğremirseniz, hayat da o kadar tatlanacaktır. Az yiyin demiyorum doymadan kalkmanız kafii. 4. Çevrenizde iyi arkadaşlar olsun. İyi arkadaşlar ruhu besleyen sizi hayatta turan en derin bağlardır. O bağları ilmek ilmek işleyin 5. Her yıl şekle girin İnsanın %60-70'i sudur. Suyun en güzel hali durağan olanı değil akan halidir. Ayrıca egzersiz mutluluk hormonu da salmanıza yardımcı olur. 6. Gülümseyin. Gülümsemek sağlığı düzelten hastalıkları azaltan en temel tedavidir. Bunun için eczaneye kadar gitmenize bile gerek yok. 7. Doğayla bağlantı kurun.  İnsan yaratılış olarak doğa ile iç içedir. Bunu engellediğiniz zaman içinizde b...

Aktivite

Her şey yaptığınız aktivitelerle ilgili hayatta. Sizin şu anda olduğunuz yere bu zamana kadar yaptıklarınız getirdi. Bu durumun iki yönü var. Birincisi varsa kötü veya iyi alışkanlıklarınız onlar sizin geleceğinizi inşa edecek. Mesela her seferinde kendinize ayıracak zamanınız yoksa zaman yönetimi konusunda bilgi sahibi değilsiniz demektir. Eğer öğrenmezseniz ömür boyu da zamanınız olmayacak. Ölüm döşeğinde pişmanlıklarla öleceksiniz. Ya da okuma alışkanlığınız varsa ve bu yüzden her gün yirmi dakika kitap okuyabiliyorsanız yılda ortalama otuz kitap okuyabilir üç yıl gibi bir sürede yüz kitapla Türkiye ortalamasının üstüne çıkarsınız. Bu durumun ikinci yönü ise istediğiniz hayatla ilgili. Yazar olmak istiyorsanız günlük veya planlı yazmanız gerekir. Yoksa yazar olamazsınız. Bir günde yazar olan kimse yoktur. Yazılımcı olmak mı istiyorsunuz? Yazılım ile ilgili her gün bir şeyler katmalısınız kendinize. Sadece işler için değil ilişkiler için de böyledir. Eşinizle veya çocuğunuzla aranı...

Anti-kırılganlık

Herkül çizgi filmi vardı bizim zamanımızda. Yedi başlı bir canavarın her bir başını kestiğinde o baş tekrardan canlanıyordu. Çocukken çok da dikkatimi çekmemişti ama büyüdükçe daha farklı anlam kazanıyor bazı şeyler.  Bazı meditasyonlarda bu duruma anti-kırılganlık deniliyor. Kırıldıkça daha güçlü olarak devam etme durumu. Bizim atasözlerindeki seni öldürmeyen şey daha da güçlendirir sözünün karşılığı bir söz.  Bunu daha geniş hâli stres yönetimi olarak uzunca eğitimleri olan geniş bir konu olsa da bir kaç örnek verilebilir. En meşhur örneği bence Japonya'nın üzerine düşen iki atom bombasıdır. Bizim ülkeye hiç atom bombası düşmemesine rağmen Japonya'nın çeyreği kadar ekonomimiz yoktur. Bu çok güzel bir anti-kırılganlık örneğidir.  Peki anti-kırılgan olmak için neler gerekir? 1. Sorun anı için alternatifleriniz olsun. Ekstra bir B planınız olsun mutlaka. Bu durum sorun yaşasanız da sizi kırılgan olmaktan koruyacaktır.  2. Sizi kırılgan yapanları bulun ve onlardan kurt...

Eksik

Bazı insanların bir şeyleri düzeltme gibi hastalığı vardır. Kaşık çatal eğri ise onu düzeltir. Tablo eğri ise onu düzeltir.  Psikolog Engin Geçtan bunu şöyle açıklar. İnsan eğer toplumdan çok baskı aldıysa hep bir şeyleri düzeltmek ister. Çünkü kendi içinde her şeyi tam istediği gibi düzeltemez. Bu eksikliğini eşyaları düzelterek tamamlamaya çalışır.  Yüzde yüz katılmasam da doğruluk payı olan bir düşüncedir. Özellikle anne babalarda ya da yönetim kadrosundaki bireylerde görebilirsiniz bu durumu. Kendi eksiklerini çocukları veya işçileri için yapmaya çalışırlar. Onu düzeltmeye çalışırlar. Eksikliği gören çocuk veya işçi ise artık isyana ya da yapılması gerekeni yapmamaya çalışır. Peki ne yapmalıyız? Öncelikle kendimize karşı dürüst olacağız eksiklerimiz ile barışık olacağız. Onları düzeltmeye çalışacağız. Eğer değiştirmek için çaba göstermezsek anne babalığın yada amirliğin hakkını veremeyiz. Eğer çocuk veya işçi isek de önce kendi sorumluluğumuzu yapacağız. Ve uygun bir dille...

5 Kişi

Bir çok insandan aynı şeyi duydum. Vakit geçirdiğin beş kişinin ortalaması olursun. -Henry Ford Beş hırsızla takılırsan önce hırsızlığı yanlış bulmamaya başlarsın. İkinci olarak hırsızlık bazı durumlarda haklı gelmeye başlar. Üçüncü olarak hırsızlık yapılabilir bir şey olur ve son olarak artık sen de hırsızlık yaparsın. Beş işkolik ile takılırsan önce canın sıkılır adapte oldukça işlerini o kadar sıklıkla yapmadıklarını düşünürsün. Kendi işini bulursun o işle vakit geçirmeye başlarsın. Bir süre sonra sende işkolik olursun.  Bunu farkeden büyük antrenörler sporcuları final için her hangi bir yerde hazırlamaz. Herkesin çok sıkı çalıştığı kamplarda hazırlar. Çünkü kampta herkesin tek bir nedeni var. Finalleri geçmek. Şampiyon olmak. Takılacak kişiler arasında spordan kaçacak veya eğlenecek tip kolay kolay olmaz. Bu toplumda da böyledir. Belirli özellikte insanlar hep yanana takılırlar. Özellikle dikkatimi her zaman çeken durumlardan biridir. Dedikodu yapmayan bir kız asla dedikodu yap...

İkigai

Huzurlu ve uzun yaşam felsefesi ikigai duydunuz mu? Japonların uyguladığı bir felsefe bu yüzden japonlar dünyanın en uzun ömürlü halkı diye geçiyor. Hatta ikigai felsefesinin doğduğu köyde ortalama yaş 90-100. Peki nedir bu ikigai felsefesi? İkigai felsefesinde diyorki öyle bie şey yap ki yaptığın işten lezzet al. Yani istediğin işi yap bu ne olacak onu sen bulacaksın. Bu işi bulduğunda da iş yapmak gibi gelmeyecek sana.  İki yıl önce bana söyleseydiniz bu fikri bana saçma gelirdi büyük ihtimal çünkü insan geçinmek için para da kazanmalı. Lakin ikigai felsefesinde zevkle yaptığın işte ustalaştığın için ondan para da kazanmaya başlıyorsun ister istemez. Düşününce de mantıklı olan da budur zaten.  Varsayalım hastasınız ve hastaneye gittiniz? Hastalar bitsin de gidip yatayım diyen sizinle mutsuz huzursuz konuşan bir doktordan mı muayene olmak istersiniz yoksa hasta bakmaktan mutlu olan siz geldiğinizde iyileştireceği için mutlu olan bir doktordan mı muayene olmak istersiniz. Bu y...

Hayat Amacı

Hayatın anlamını biz yaratmayız. Onu keşfederiz diyor J. P. Sartre Sartre'ın sözleri düşününce çok manidardır benim için. Bazen de çok zorlar beynimi ne demek istedi diye.  Hayatın anlamını yarattım lafına takılmış aslında. Çoğu uzak doğu felsefesi ile aynı görüşte Sartre. Hayat amacı bizim içimizdedir. Biz o olmadan yaşadığımızda ölü gibi yaşarız sadece. Mutsuz ve huzursuz bir hayat bizi bekler. Peki hayat amacı nasıl keşfedilir? Kendinize sizi ne mutlu ediyor bunu sormalısınız. En çok hoşunuza giden aktiviteler neler. Para kazanırken mutlu musunuz değilseniz neden değilsiniz? Evde eşiniz ve çocuğunuz ile beraberken mutlu musunuz değilseniz neden değilsiniz? Mutlu olduğunuzu düşündüğünüz zamanlar zevk, mutluluk ve huzur kavramlarını ayırt edebiliyor musunuz? Zevk acı ve ızdırap getirirken huzur sadece esenlik getirir. Bu yüzden ayrımını yapabilmek çok önemlidir. Bu soruların cevabı hemen bulunacak diye bir şey yok. Ama güzel şeyler hep sabırla gelir. Sabırla kendinize bu soruları ...

Eşitsizlik

Dün eşitsizlik üzerine çok güzel bir yazı okudum. Genel olarak eşitsizliğin zararından ve nedeninden bahsetmişti. Gelişen dünya düzeninin daha da bu durumu derinleştirdiğini vurgulamıştı. Bu tür yazılar neredeyse her hafta karşıma çıkmakta. Kimi haklı kimi haksız kimi popülarist olmakla beraber hepsi kendince bir çözüm üretmekte bununla birlikte çözümü bana göre sınırlı tutarlar. Ekonomik eşitsizlikten bahsedecek olursak örnek olarak. Kapitalizm bunu farklı bir şekilde çözmüş, emperyalizm farklı, komünizm farklı. İslamiyet ise tamamen başka bakmış bu duruma. Bunu fikirleri tartışmak için söylemiyorum tabiki de ama. Tüm düşüncelerde çözüm kendimizden başlar. Lakin tüm insanlar çözümü önce sistemde değiştirmekle başlar. Peki eşitsizliğin altta kalan tarafında olanlar için çözüm nedir? Kendimize sormalıyız öncelikle benim istediğim maddi ölçüt nedir ve ben bunun için ne yapıyorum? Samimi olursanız gerekli olanları yapmadığımızı farkederiz. Hepinize eşitsizliğe kendimizi düzeltmek için bir...

Hızın faydası ve zararı

Yaklaşık sekiz yılda bir fizik ve tıp bilgileri ikiye katlanıyor. Her yıl yeni binalar yapılıyor. Saniyede 2 günlük YouTube videosu yükleniyor. Her yıl ortalama daha fazla insanla tanışıyoruz. İlişkiler her yıl daha da kısalıyor. Günümüzün modası hızlı ve anlık değişim. Bu bize çok daha fazla seçenek sunuyor. Ve daha fazla alternatif hakkı doğuyor. Bununla beraber piyasaya hiç kıymeti kalmayacak milyonlarca ürün giriyor bunun maliyeti de kimseye sorulmuyor. Aynı şekilde önemi kalmayan onlarca tanışıklık sadece beynimizde iz bırakıyor. Bir çok insan ya daha iyi evler istiyor daha iyi arabalar istiyor ya da kendi evini kendi arabasını çok kötü görüyor kendi imkanlarına lanet okuyor. Bu durum daha tatminsiz bir toplum ortaya çıkarıyor. Tatmin olmayan toplumda da kargaşa ve dolandırıcılık artıyor.  Peki biz en azından kendimiz ve ailemiz için ne yapabiliriz? Elinizdekinin kıymetini bilin. Bu çok büyük bir erdemdir özellikle de günümüzde bu davranışın erdemi artmaktadır. Bu elinizdeki s...

Toptan Karar

İnsanlar hakkında genel toplu karar veririz. Bu hayatımızı kolaylaştırıyor ama ne kadar doğru %80-90 doğru bile olsa 10 kişiden bir veya ikisini yaftalamış olmaz mıyız? Bir gün adamın birinin tekerleği patlamış ve yolda kalmış. Yol da sakin olduğu için yardım beklemeye başlamış ama gelen giden yok. Sonra yaşlıca bir adam gelmiş durumu sormuş. Tekerleği patlayan adam durumu anlatmış. Ama tekerlek için vidası olmadığını söylemiş. Yaşlı adam da her tekerlekten bir tane vida söküp yeni taktığı tekerleğe takmasını söylemiş. Tekerleği patlayan adam bunu düşünememenin mahcupluğu ile teşekkür edip yardım için yaşlı adamın yerini sorar. Yaşlı adam akıl hastanesini gösterir. Adam şaşırır. "Bir deliye göre çok akıllısınız." der. Yaşlı adam da "Deliyim ama aptal değilim." der.  Bu konu gerçekten önemlidir ben de çok önem veririm. Çünkü insanları kategorize etmek işimizi kolaylaştırsa da sosyal bağlarımızı çok fazla zedeliyor. Hepinize hayat boyu insanları dinleyip anlayarak ve ...

Taraftarlık

Koyu taraftar mısınız ya da etrafta koyu taraftar tanıyor musunuz? İnsanların taraftar olması bu kadar konu olmasının temel bir nedeni en güçlü bağlardan biri olarak görülüyor. Zaten iki gündür bunu çok iyi anladık tekrardan İkinci Dünya Savaşı esnasında bir asker askerlik sonrası konuşmamaya başlamış. Yapılan hiç bir şeye konuşarak tepki vermiyormuş. Yapılan incelemeler de tüm tetkikler normal çıkmış. Asker yazabiliyor iletişime geçiyor lakin hiç bir şekilde konuşmuyormuş. 30 yıl sessizlik ardından hastanede bir gün radyoda takımına hakemin haksız faul vermesi üzerine kalkmış "Seni ahmak" diye bağırmış. Sonra ölene kadar sessizliğini geri korumuş. Ailesi, sevdikleri 30 yıl konuşturamamış ama maça tepki vermiş. Bunun nedeni ne? Sosyolojik bazı araştırmalar bazı insanlar için taraftar bağının o insanlar için en güçlü bağ olduğunu gösteriyor. Hatta takımı kaybettiği zaman kendinde eksiklik hissediyor, kazandığı zaman kendi başarmış gibi gurur duyuyorlar. İlla bir takıma tarafta...

Otorite

Aklınıza yeni bir fikir geldiğinde ya da hayatınızda çözüm olarak gördüğünüz bir proje ile tanıştığınızda ailenizden yağda etrafınızdan boş ver bu işleri diye duydunuz mu? Ya da işinizden bağımsız başka bir iş yapmak istediğinizde çok önemsenmezsiniz değil mi? Bunun nedeni ne peki? Çünkü yakınlarınız sizi o konuda otorite sahibi görmezler. Tepki vermelerinin sebeplerinden biri de budur.  Tamamen karşı taraftan bakış açısı ile başka bir örnek verirsek bir reçete yazıldığında kimse reçete doğru mu diye incelemez. Doktor yazmışsa doğrudur mantığı vardır yanlış yazılmışsa da yanlış reçete verilir. Bir çok eczacı doktora otorite sahibi olarak bakar ve reçeteyi düzeltmez. Bunun da sebebi ile bizim projelerimize karşı çıkan yakınlarımız ile aynıdır.  Bu durum beynimizi çok kullanmamamızı sağladığı için insanların büyük çoğunluğu otoriteye göre hareket eder. Hayatı kolaylaştırır. Ama yukarıda olduğu gibi istisnalarda da çok büyük sorunlar oluşturmakta maalesef.  Peki ne yapacağız...

Unutulmak

Tanrı Görmüş Köpek - Dino Buzatti kitabını hiç okudunuz mu? 15 hikayeden oluşan çok güzel bir kitap. Ben ilk 2014 yılında üniversite arkadaşım Umut Can Taştan içinden kitaba da ismini veren hikayesini okumuştum. Yıllar sonra kitabı bulup okuma fırsatı yakaladım. İçinde Lucio Predonzani adlı bir ressamın hikayesi bulunmakta. Hikayenin özeti şu aslında. Yanlışlıkla öldüğü haberi yazılır. Gazete editörüne yanlış haber için gittiğinde editör "Özür dileriz ama bunu fırsata çevirin ve ölü taklidi yapın. Resimlerinizin değeri artar böylelikle zengin olursunuz." der. Ressam kendini bir odaya kapatır bir ay sonra sakalı uzayınca kardeşi olarak tanıtır. Cenaze töreni düzenlenir. Resimleri açık artırma ile satılır. Ama gün geçtikçe çöken eşinin gençleştiğini hayatın normale döndüğünü kimsenin onu özlemediğini farkeder. En sonunda da kendi için yapılan mezara girer. Gerçekte de böyledir aslında sizi çok sevenler siz öldüğünüzde zamanla normal hayata dönecekler. Doğalı da budur. Eğer öyle...

Uyumun Formülü

Dün farklılıklardan bahsetmiştim ve çözümü basitti benzerlikleri bulmak. Lakin benzerlikleri bulmak özellikle yeni başlayan ilişkilerde işe yarayan bir yöntem. Önceden birbirine düşman olan iki kesimin benzerlikleri ile bir araya gelmesi zor oluyor. En azından sosyoloji çalışmaları bunu gösteriyor.  En bariz bir örnek olarak Fenerbahçe ve Galatasaray fanatiği iki insanı alalım. İlk defa birbirlerini önceden tanımıyorlar ise ortak noktalarını keşfederek çok güzel bir ikili olabilirler. Ama çocukluktan tanışıyorlar ise yıllardır birbirleri ile Fenerbahçe ve Galatasaray üzerine kavga etmişlerse ortak noktaları bulup hadi birlikte hareket edin diyemiyoruz maalesef.  Zaten Türkiye'de çıkan problem de "Bu kanayan yarayı bütün politikacılar ortak noktada buluşalım diye onarmaya çalışıyor" ve tabii ki de işe yaramıyor. Bu sadece Türkiye için değil yanlış bir hatadan dolayı şirketten soğuyan bir müşteri için de geçerli ya da evde birbirine küfürler ederek kavga eden bir çift için ...

Uyumsuzluğun Formülü

Katılımcıları gruplara ayırın ve kendi yağlarında kavrulmalarına izin verin. Daha sonra, süregelen rekabeti biraz daha alevlendirin. Ve işte karşınızda gruplar arası artan nefret. Uyumsuzluğun formülünü Cialdini bu şekilde açıklıyor. Size çok tanıdık geldi mi bilmem ama bana çok tanıdık geldi. İnsanları ayrıştırıp sen busun onlar bu değil diyorsunuz o kadar. Gerisini onlar hallediyor zaten. Ne kadar üzücü aslında ayrıştırılıyor toplum bu şekilde. Toplumda sen kürtsün o değil sen türksün o değil diyerek ayrıştırılıyoruz. Peki ne yapacağız? Basit uyumsuzluğun formülü farklılıklardan geçiyorsa uyumun formülü de benzerliklerden geçiyor. Farklılıklar yerine benzerlikleri bulacağız. Bu durumu iş hayatında da ilişkilerde de rahatlıklarla kullanabilirsiniz.  Benzerlikleriniz olan insanlarla daha rahat anlaşır daha rahat muhabbet eder ve daha kolay alışveriş yaparız. Yapmanız gerken karşınızdaki insanla benzerliklerinizi keşfetmek bu kadar. Hepinize etrafınızdaki insanlarla ayrışmak yerin...

Kusurları Görmek

İnsan kendi kusurlarına kördür. Seyrettiğim bir hint gurusu bunu çok güzel açıklar. "Bir kaç gün dişlerinizi fırçalamazsanız ağzınız kokar değil mi? Ama kokusunu almazsınız. Başka biri de ağzını fırçalamazsa hemen tiksinirsiniz ama. Kendi ağzınız burnunuza daha yakın olmasına rağmen koku yoktur. Çünkü insan kendi kusurlarına kördür." der. Bunun çok büyük bir dezavantajı var. Kendi eksiklerimizi kapatmak konusunda dışarıya muhtaç kalırız. Eğer dışarıdaki eleştiriye kendimizi kapatırsak gelişemeyiz. Burada kendinizi dış eleştirilere açmanızı tavsiye ederim. Yeter ki gelen eleştirileri akıl süzgecinden geçirip her yapılan eleştiriye evet demeyin.  Peki bu durumun ne faydası var bizim için? Kendi kusurlarımızı görseydik nasıl olurdu düşündünüz mü hiç? Zaten kendine ket vurmaya ve kendine limit koymaya müsait bir beyin yapısı var. Üzerine bir de bu durum eklenseydi büyük ihtimal ömür boyu kediler gibi geldiğimiz gibi yaşamaya devam eder hiç ilerleme kaydedemezdik.  O zaman bunu av...

Uçurtma Gibi Uçmak

Koşan adam için rüzgara koşmak zordur ama uçurtmanın uçması için karşı geleceği bir rüzgar gerekir. -M.A Ne demek istiyor aslında sıradan bir hayat istiyorsanız zorluklar sizin için büyük bir engel olacaktır. İlk zorlukta ilk sıkıntı pes etmeniz için yeterli olacaktır. Büyük başarılar istiyorsanız değil küçük engeller koca dağlar engel olarak karşınıza çıksa pes etmeniz bir kenara sizin daha çok çalışmanız için size gayret verecektir. Sizi daha çok çalışmaya sevk edecektir. Ortalama sorunlar sizi ortalama bir hayata itiyor. Ve ortalama bir hayat yaşıyorsanız ekstra problemler sizin için yapılamaz oluyor. Çözmeniz gereken problemlerin belli olması gerekiyor. Çok büyük sorunlar ise iki yol sunar. Ya ortalama hayattan çıkıp o sorunu çözersiniz ve daha başarılı bir hayata geçersiniz. Ya da o problemden kaçınmak için daha kötü bir hayatı tercih edersiniz. Bütün başarılı insanların hayatlarında büyük problemler vardır. Çoğu peygamber anasız veya babasız büyümüştür. Bir sürü sıkıntıları aşmı...

Azla Yetinmek

Azla yetinmek kavramını ikidir duyuyorum ve gerçekten üzerine durulması gereken bir konu olduğunu düşündüğüm için bunun üzerine yazmak istedim. Zaten Emre Topçu çok güzel açıklıyor. Kısaca diyorki; "Azla yetinmek iki şey manasına gelir. Ya birilerinin size dayattığı şeye şikayet etmeden kabul etmemeniz demektir ya da konfor alanınızdan çıkmamak." İsyan mı edelim hayır, ama kanaatkar olmak ile tembelliği; hakkını aramakla isyankar olmayı da birbiri ile karıştırmayalım. Az ile yetinmek kanaatkar olmak değil tembelliğe alışmak, tembel olmak demektir. Az ile yetinmek; hakkını aramamaktır. Verilene razı gelip onunla kendi hayatını zora sokmaktır. Hayatınızı hayalleriniz için yaşamayacaksanız Allah o hayalleri niye verdi? Izdırap çekmeniz için mi? Hiç zannetmiyorum.  Bugün kalkın ve silkinin. Ne istiyorsunuz ne hayalleriniz var onlar için savaşın. Savaşmayı bilmiyor musunuz? Bilen birine gidin yol haritası çizsin. Savaşmak için korkuyor musunuz nedenlerinizi bulun. Bugün yeni bir g...

Akıllıca Çalışmak

Çok para kazanmanın sırrı çok çalışmaktan geçer diye bir düşünce var ama bu düşünce yapılandırılmazsa eksik kalıyor. Doğru çok para kazanmak çok çalışmaktan geçer ama tek şartı bu değildir. Eğer tek şart olarak bunu görürseniz bir kaç hatalı düşünceye girebilirsiniz.  1. Çok zengin olanlar günde sekiz saat çalışıyor. Ben günde 16 saat çalışıyorum ben onlar kadar kazanamıyorum. O zaman zenginlerin hepsi haram para kazanıyor. 2. Ne kadar çalışırsan çalış saat başına kazanacağın para belli o yüzden fazla kazanmak istiyorsan hayatından feda etmelisin.  Bu düşünce neden yanlış? Çünkü para kazanmanın temelinde çok çalışmak değil akıllı çalışmak yatar. Yani hemşire de yirmi dört saat çalışır doktor da ama maaş farkı vardır nedeni ise doktorun bilgisini hemşirenin kas gücünü satmasıdır. Dış görünüşte hemşire daha çok çalışır ama doktorun sattığı güç daha değerlidir. Peki biz ne yapacağız? Öncelikle yaptığımız işe değer katıp daha akıllı çalışabiliriz ya da yerimize başkalarını çalışt...