Kayıtlar

Aralık, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Werther Etkisi

Yeni yıla girerken özellikle neredeyse her hafta sadece benim bildiğim bir kaç kişinin hayatına dokunmamı sağlayan bu yazılar için rabbime minnettarım. Ne kadar öğrenirsem daha fazla insana dokunabilmek için yazmaya ve işimi yapmaya devam edeceğim. Bunun insana verdiği huzur gerçekten anlatılır gibi değil.  Bugün size werther etkisinden bahsedeceğim. Alman yazar Goethe Genç Werther'in Acıları adlı bir mektup roman yazmış 1700'lü yıllarda. Ve kitap o kadar yayılmış ki; Avrupa'da intihar oranları çok artmış ve kitap yasaklanmış. Günümüzde de çoğu insanın sosyal medya üzerinden meşhur olma isteğini buradan açıklayabiliriz aslında. Peki bu insanlar neden bunu yapmış neden intihara kalkışmış ya da günümüzde insanlar neden sosyal medyadan meşhur olmaya çalışıyor? Psikolojik araştırmalar gösteriyor ki kendinize benzettiğiniz bir insan bir şeyi başarıyorsa ya da kendince bir çözüm üretiyorsa beyniniz size ben de yapabilirim diyor. Yani o kadar Avrupalı ben de aynı acıyı çekiyorum ç...

Değiştirin

Yarın yeni bir yıl başlıyor. Bir çok kişinin tabuları ve sözleri vardır. Yeni yılda başlar bir şeyleri değiştirmeye yapabildiği kadar. Yüzde %93 başarısız olsa da %7 gibi küçük bir kesim bunu başarır ve hayatını değiştirir.  %7'nin sırrı nedir peki? Öncelikle ne olursa olsun karardan vazgeçmezler. İlerlemek sadece güneşli günlerde olmaz. Kendinize verdiğiniz sözü gerekirse başkalarına yazılı olarak da söz verin ve vazgeçmeyin.  İkinci olarak kendileri için verdiği söze uygun planlama yaparlar. Aylık ve üç aylık planlar yıllık planı yapmayı kolaylaştırıyor çünkü. Siz de kendinize uygun planlamalar yapın ki değişim kolay olsun.  Gelin yeni yıl için hayatımızı değiştirelim. Zamanınız mı yok değiştirin. Mutsuz musunuz değiştirin. Sağlıklı beslenmiyor musunuz değiştirin. Maddi zorluklar mı yaşıyorsunuz değiştirin. Geç olmadan artık hayatınızı değiştirin. Değiştirin videosu linkini aşağı bırakıyorum  https://www.instagram.com/reel/ClwE491AEUg/

Zehirli Su

Hiç acıktığınız zaman mağazaya girdiğiniz oldu mu? Alışveriş yapıp eve döndüğünüzde bir çok aldığınız ürünün aslında o kadar da ihtiyacınız olmadığını farkediyorsunuz ve sonra pişmanlık keşke almasaydım diye düşünmeye başlıyorsunuz.  Hayatımızda buna benzer çok şey yaşarız özellikle duygusal ve maddi konularda. En çok dikkat etmemiz gereken konulardır aslında. Kendinizi yalnız mı hissediyorsunuz, eşinizden ilgi görmediğinizi mi düşünüyorsunuz etrafınızda yeni bir ilişki aramayın; pişman olacaksınız. Kendinizi iş yapamayacak gibi mi hissediyorsunuz sosyal medya bataklığına düşmeyin; pişman olacaksınız.  Maddi hayat için bu daha kronik bir hal almakta. Paraya ihtiyacı olan ya bunu kumar ile kapatmakta ya faiziyle borç çekmekte. Sonra daha büyük bir bataklığa saplanmakta. En masum örneği kendi işini kurmak isteyenlerdir. Toplum baskısına yenik düşüp kendi işini kuramaz ve maaşlı bir işte ömür boyu devam eder. Kurmak istediği iş olsun veya olmasın, tutsun veya batsın kendi içinde ...

Hedefler üzerine bir kaç bilgi

Mert Aydıner 2023 hedefleri için Emre Topçu ile bir saate yakın canlı yayın yapmışlar. İzlemediyseniz Mert Aydıner resmi instagram sayfasında bulabilirsiniz. Hatta beraber açtıkları kazananlar kulübü telegram sayfası linkini de altta bırakıyorum. Burada bir kaç tane güzel konu vardı bir kaçına değinmek istiyorum... 1. Amaç farklıdır hedef farklıdır. Amaç dinamiktir sürekli gelişir değişir. Hedef ise amaç için yapılan planlama noktalarıdır. Hedefler neye hizmet ediyorsa o amaçtır. 2. İnsan iki şey için hareket eder. Ya acıdan sakınmak için ya da istediği şeyi elde etmek için. Ama acısı çok fazla olan insan amacından sapıyor. Anlık olarak sadece acısını çözmeye çalışıyor ve problemin köküne inmiyor. 3. Ne istediğini bilmiyorsan ne istediğini deniyerek bulmalısın. Tecrübe ettikçe bunu bulabilirsiniz. Yerinizde saymayın hayatı deneyimleyin. İnsan esen rüzgara göre yaşamak istemiyorsa ne istediğini bilmeli. 4. Amacınıza uygun basamaklar şeklinde planlama yapın. Planlama yaptıkça hedeflerini...

Kişisel Gelişim Üzerine

Geliriniz kişisel gelişiminizi geçemez. Bu ne demek? Herkes kolay yoldan para kazanmak istiyor ama para kazanmanın emek istediğini bilmiyor. Para kazanmak istiyorsanız en başta para harcamadan ama belirli bir yerden sonra para harcayarak kendinizi geliştirmeniz gerekir. Örnek olarak yazılım işi yapmak istiyorsunuz. Bunun için ne yapıyorsunuz? Gerçekten para kazanmak istiyorsanız YouTube üzerinde binlerce video var ve ücretsiz. Onları seyredince belirli bir düzeyde para kazanmaya başlayacaksınız. Bu sizin kişisel gelişim düzeyinizi gösterecek.  Bir işten para kazanıyorsanız beşte birini o iş için harcamayı düşünün. Yoksa ya yerinizde sayacaksınız ya da evrilen sistem sizi de zamanla çöpe atacak. En temeli bu işin kitaplardır. İşinizle ilgili kitaplar okuyabilirsiniz. Halk kütüphanelerine veya çevrimiçi kütüphanelere küçük ücretle kayıt olup oradan okuyabilirsiniz. Eğer disleksik iseniz bu utanılacak bir şey değil kitap dinleme sitelerinden kitapları dinleyebilirsiniz. İşin daha büyü...

Hayatın Değeri

Hayatınıza ne kadar değer veriyorsunuz? Bunu hiç düşündünüz mü? Hayata nasıl değer verilir? Değer verdiğiniz şeyler neler? Onlarla kıyaslayarak hayatımıza değer veriyor muyuz daha kolay olur diye düşünüyorum. Çocuğunuza değer veriyorsunuz elbetteki. Ya da arabanıza değer veriyorsunuz elbetteki. Çocuklardan örnek verecek olursak; Peki ne yapıyorsunuz? Çocuğunuzla daha çok vakit geçirmek için uğraşıyorsunuz. Başka ne yapıyorsunuz çocuğunuz hastalanmasın diye uğraşıyorsunuz. Çocuğunuzun hayatını planlıyorsunuz. Lise üniversite vs. Gelelim asıl soruya hayatınıza değer veriyor musunuz? Eğer veriyorsanız üç noktaya dikkat ediyorsunuz demektir.  1. Zamanınıza. Boş işlerle ne kadar az uğraşıyorsanız hayatınıza o kadar değer veriyorsunuz manasına geliyordur. Saatlerce ve amaçsızca sosyal medya da takılmak beyine zehir dökmekten başka bir şey değildir. 2. Sağlığınıza. Sağlıksız abur cuburları ne kadar çok sağlıklı gıdaları ne kadar az alıyorsanız sağlığınıza o kadar az önem veriyorsunuz diye...

Şeffaf Hayat

Biz küçükken annemin bize hep tavsiyeleri olurdu ve biz o tavsiyelerde büyüdük. Bu öğütlerinden biri de "Aklınızda bir şey tutmayın. Açıkça söyleyin. Yok söylemediyseniz artık boş verin. İçiniz dışınız bir olsun." Şeffaf olmak deniliyor buna ama bu şeffaflık aklına hakaret geldi diye karşı tarafa hakaret etmek değil tabii. Bir şeyden rahatsız olduğunda rahatsız olduğun durumu belirtmektir. Çünkü insanlar seni, kendini tanımladığın şekilde öncelikle tanıyacaklardır. Bizim toplumda farketmezci bir kesim var. Aslında bütün Dünya'da var. Ne sorsan farketmez diyor. Bu farketmez grubunun bazıları ise çok uçlarda yaşıyor. Rahatsız olacağı bir şey olsa bile farketmez diyebiliyor. Patronu iş verecek farketmez diyor. Sonra eve vakit ayıramadığı için sorun yaşıyor. Eşi bir şeyler istiyor farketmez diyor. Sonra maddi sıkıntı yaşıyor. Arkadaşı arabasını ödünç istiyor vermek istemiyor farketmez diyor. Arabanın borcunu kendisi ödüyor. Tam olarak kastettiğim şeffaflık burada devreye g...

Para Kazanmak Üzerine

Yıllardır duyduğum en eğlenceli tartışmalardan biri para en önemli şeydir veya değildir. En önemli şeydir diyenler para olmadan hiç bir şey satın alamazsın derler. Değildir diyenler de para mutluluğu satın alamaz vakti satın alamaz derler. Peki hangisi doğru? Ben siyah beyaz şeklinde bakmadığım için olaya ikisine de kısmen hak veriyorum. Para en önemli şey değil ama en önemli şeylerin bir kısmı için zorunlu bir durum. Yaşadığınız yer, çocuklarınızı okutacağınız okul, giyeceğiniz elbise daha bir çok şey sayılabilir. Bu yüzden para gerekli ve bu yüzden belirli seviyenin altında paranın olmaması kabul edilemez.  Herkes en azından toplumun ortalamasında giymek ister, toplumun ortalaması bir evde oturmak ister, kısacası toplum ortalamasında yaşamak ister. Toplum ortalamasını yakalamak ve acil bir durumda kullanmaktır aslında paranın ilk amacı.  Bunun dışında bana göre lükse kaçmak için, başkalarına imrenildiği için kazanılan para insana mutsuzluk getirecektir. Bununla beraber çevre...

Cengiz Han Çin'i Nasıl Aldı

Resim
Celal Şengör'ü tanıyanlar vardır elbet. Türkiye'nin en iyi akademisyenlerinden biri. Çok güzel bir videosunu izledim kısa. Cengiz hanın çini alması ile ilgili. İsteyenler için videonun linkini aşağı bıraktım. Videoda Cengiz Han'ın Pekin'i nasıl aldığını anlatılıyor. Cengiz Han Çinlileri yendikten sonra bakıyor ki Pekin'in etrafı surlarla çevrili. Askerler saldıralım diyor. Hayır diyor. Yazın savaşırdık kışın ailemizle vakit geçirirdik. Bu yıl ailenizi unutun ve bana buranın krokisini çıkarın. Bir yıl onunla uğraşıyorlar sonra gelecek yıl iki haftada alıyorlar. Peki bu nasıl oldu? Burada Cengiz Han'ın liderlik özelliği ortaya çıkıyor. Birinci olarak askerleri saldırmak istiyor ama bilmediği yere girmek istemiyor. Önceliği düşmanı tanımak. Artılarını ve eskilerini öğrenmeye çalışıyor. Bir yıl boyunca detaylı plan yapıyor. İkinci olarak fedakarlığı yaptırmıyor askerleri ile birlikte yapıyor. Bu da askerlerinin komutana olan inancını yükseltiyor. Binlerc...

Mümkün ve İmkansız

Resim
Çok güzel bir görsel görmüştüm yıllar önce; yıllar sonra tekrar karşıma çıktı. Paylaştığım görseli İngilizce bilmeyenler için açıklayayım: İngilizce imkansız impossible şeklinde yazılıyor. Possible ise mümkün demek.  Bu görseli bize neyi anlatıyor? Öncelikle imkansız gibi görünen şeylerin içinde mutlaka bir çözüm olduğunu anlatıyor. Derman derdin içindedir sözünün İngilizcesi desek tam yerinde olur aslında. Ormanda ağaçlardan önünüzü görmüyorsanız ağaçların arasındaki patikalara bakın. Yolu görmeye başlayacaksınız. İkincisi hep imkansız derseniz hep imkansız olacaktır. Ne zaman siz evet mümkün diyebilirseniz o zaman da hayat kendi üzerinden imkansızlık örtüsünü kaldırıp size mümkün olan yolları gösterecektir. Bunun için sizin mümkün olduğuna inanmanız gerekir. Hayat sizin inandığınız şekilde yaşamanız için kurgulanmış.  Bu hayatta imkansız yoktur yeterki önündeki olumsuz eki kaldırıp yola devam etmeyi tercih edin. Hepinize hayatta mümkünü görebileceğiniz bir yaşam ...

Kendine İnanç Üzerine

Resim
Siz kendinize inanmazsanız, kimse sizin yerinize inanmayacak. - Kobe Bryant  Günümüzde başarısız olmanın en temel sorunlarınlarından biri de inançsızlıktır. Özellikle de kendine inançsızlık.  Kendimize en çok ne zaman inanırız biliyor musunuz? Bebeklik zamanında. Çünkü ortalama 100 kere düşeriz yine ayağa kalkıp yürümeye çalışırız. İnancımız eksilmez. İçimizde yürümeye dair bir isterseniz istek diyin isterseniz dürtü. Bu gerçekleşene kadar ağlarız, yorulursun ama pes etmeyiz. Bu kendine inanç zamanla azalır ve bir iş yaparken acaba soru işaretleri oluşur. Bunun da bence en temel sebeplerinden biri toplumda bir çok şeye yapamazsın diyen bir kesimin olması. Bu kesim hiç bir şey yapmadığı gibi insanların da bir şeyler yapma hevesini elinden alıyor. O yüzden biri size yapamazsın dediği zaman önce o bir şey yapmış mı ona bakın. Büyük ihtimal yapmamıştır.  Kendinize inancınızı nasıl geliştirebilirsiniz? Yaparak. En pratik ve en kolay yolu budur. Bol bol pratik yapacaksınız yapm...

Değer Üzerine

İnsanlar ne dediğinize önem vermeyecek taki sizin onlara ne kadar önem verdiğinizi farkedene kadar. En çok şikayet ettiğimiz konulardan biridir bu. Annem beni dinlemiyor, eşim beni dinlemiyor işçilerim beni dinlemiyor. Geçen bir uzman çavuş bir askerle konuşuyorduk. Hocam dedi oğlum beni dinlemiyor. Ben okumasını istiyorum söylüyorum ama okumuyor.  Buradaki konu hee ne kadar anne baba ve çocuk ilişkilerinden açılmış da olsa temeldeki problemlerden biri çocuğun babasının bu konudaki sözlerini dikkate almamasıydı. Eğer babasının onun düşüncelerine önem verdiğini anlayabilseydi ders çalışmaya başlardı. Peki ne yapacağız? Karşı tarafa onu önemli nasıl hissettireceğiz? En önemli etken doğru sorular. Doğru sorularla insanları hem daha rahat anlarsınız hem de siz onları anladıkça onlar da kendini değerli hissetmeye başlayacaklar.  Bilmemize rağmen kullanmadığımız çok basit sorular mevcut. Nasıl, ne ve benzeri sorular. Mesela iş görüşmesindesiniz. Karşı tarafa ilk ne sorarsınız? "Bend...

Dış Görünüşe Aldanma

Resim
Fotoğrafta ne görüyorsunuz? 1970li yıllarda çekilmiş zencilere yapılan zulmün bir fotoğrafı mı? Siyahi bir çocuk üzerine köpekle saldırılmış ve cesur çocuk da göğsünü gererek cevap veriyor. Bu fotoğraf ilk yayınlandığında herkes de öyle düşündü. Zaten öyle düşünülsün diye yayınlanmıştı. Ne kadar mazlumların hakkını her zaman savunsam da aldatmaca her zaman kınadığım bir durumdur. Hiç bir zaman görünüşe inanmayın. Dikkatinizi bir kaç noktaya çekmek isterim: 1. Arkadaki siyahiler hiçte şok veya üzgün değiller normal bir şey seyreder gibiler. 2. Köpeğin saldırdığı siyahi çocuk polisin kolundan yakalamış ve köpeğe diz atar gibi hâli var. 3. Polis köpeğin saldırmasını istemiyor ipi sonuna kadar gerdirmiş. Gerçekte de bu çocuk köpeğin çenesini kırmıştır ve polis köpeğin saldırmasına engel olamamıştır. Dış görünüş bizi aldatabilir. Hepinize dış görünüşe aldanmayan bir hayat ve dış görünüşle aldatmayan bir vicdan diliyorum.

Vakar

Vakar kelimesini Kazuo Ishıguro bir insanın mesleki duruşunu terk etmeme becerisi şeklinde tanımlar. Peki nedir mesleki duruş? Birinci olarak İşini en iyi kalitede yapmaktır. Öğrenci isen derslerini en iyi şekilde kavramak için mücadele etmektir. Öğretmen isen dersleri öğrenciler anlasın diye en iyi şekilde sunabilmektir. Marangoz isen en uzun gidecek masayı veya sandalyeyi yapmak için çaba demektir. İkinci olarak yaptığın meslekte insanlara değer katmaktır. Öğrenci isen sana eğitim verdiği için öğretmen seni okula götürdüğü için şoför mutlu olmalıdır. Doktor isen hasta sana baktığında yüzünden şifa kapmalıdır. İnsanlara değer katmak kendinize değer katmakla ve insanca davranmakla olur. Üçüncü olarak işinizle sosyal hayatınızı karıştırmamak demektir. Ne işteki sorun eve girer ne de evdeki sorun işe girer. Bu durum işte daha profesyonel olmanızı sağlar. Hem ev hayatınızı da daha mutlu hâle getirir. Hepinize Kazuo Ishiguro'nun vakarı hayatınızda dolu bir yer kaplaması dileğiyle. Okum...

Mutluluk Üzerine

Mutluluk üzerine iki reels karşıma çıkınca mutlaka yazmalıyım dedim.  Birinci videoyu Emre Topçu paylaşmıştı 17 Aralık reels videoları içinde bulabilirsiniz. Videoda bizi akvaryumdaki balığa benzetiyor. Eğer etrafınızda sizi üzen rahatsız eden düşünceler varsa akvaryum kirliliği gibi sizin de aklınız kirlenir ve hasta olursunuz. Tatile çıkmak gibi başka bir akvaryuma geçtiğinizde iyileşirsiniz ama kendi akvaryumunuza döndüğünüzde tekrar hastalanırsınız. Bu yüzden sorundan kaçmak yerine mutluluk için akvaryumunuzu temizlemelisiniz diyordu. Yani sorunları çözmelisiniz. İkinci video ise Harry Potter filminden bir kesit. Dumbledore karanlık zamanlarda mutluluk bulunmaz diyor. Taki aydınlık gelene kadar. Peki aydınlık nasıl gelecek? Güneşiniz doğmuyorsa etrafınızdaki insanlara da güneş doğmuyordur. Siz insanlara güneş olacaksınız ki; hayat da sizin karşınıza bir güneş çıkarsın ama sizin için bir güneş çıksın diye yapmamalısınız karşılıksız ve beklentisiz yapmalısınız bunu. Başkalarına g...

Travmalar

Hapishanelerdeki çocuklarda erken yaşta anne babasını kaybetmiş çocuk sayısı 2-3 kat daha fazladır. Bu bilgiye şaşırdınız mı? Bence şaşırmadınız beklendik bir tablo gibi görünüyor. Çünkü erken yaşta olan travmatik bir çocuk sonrasında tutunamama problemleri derken uyuşturucu veya hırsızlık nedeniyle hapse düşer. Deha sayılacak yüksek zekaya sahip insanlarda araştırma yaptığınız zaman da; anne veya babasından erken yaşta ayrılmış veya anne babasını erken yaşta kaybetmiş çocukların sayısının çok olduğunu söylesem ne düşünürsünüz peki?  Travmalar insanın yaşamını normal düzeyden kaydırır sadece ne tarafa gidileceğine karar vermeniz gerekir. Şöyle açıklayayım. Anne ve babası sağ orta gelirli bir ailenin çocuğu ortalama problemlerle uğraşır. Sevgiliden ayrılmak, sigara içmek veya annesinin kızması gibi. Ortalama problemler ise ortalama bir hayat sunar. Başarılı olur ama dahi zannetmiyorum. Travmatik bir çocuk daha uç problemlerle uğraşır. Eve yemek getirmek, hayatta kalabilmek gibi. Ort...

Hayatı Güçlendirenler

Evi yakınlardaki bir patlama nedeniyle sarsılmış olan genç bir kadının günlüğünden satırlar: 'Orada, yerde, kendimi tarif edilemeyecek kadar mutlu ve zafer kazanmış hissederek yatıyordum. “Bombalandım!” Ken­dime tekrar tekrar bunu söylüyordum; cümleyi, nasıl durdu­ğunu görmek için yeni bir elbise misali deniyordum. “Bom­balandım!.. Bombalandım! Ben!” Dün gece birçok insanın öldüğü ve yaralandığı düşünül­düğünde bunun kulağa korkunç geldiğinin farkındayım; ama hayatımda hiç bu kadar saf ve kusursuz bir mutluluk hissetmemiştim.' Bu yazıyı okuduğumda kadının saf mutluluğu beni hipnotize etti. Sonra nasıl mutlu olabilir diye düşündüm. Psikiyatri uzmanları kurtulanların psikolojisini şu şekilde açıklıyor. Savaş gibi durumlarda üç insan vardır. Ölenler, ölmekten kıl payı kurtulanlar ve ucuz atlatanlar.  Ölenler için yapacak bir şey yok. Ölmekten kıl payı kurtulanlar yaralanma sonrası travma yaşarlar. Ucuz atlatanlar hem o anı yaşamanın heyecanı hem de hayatta kalmanın etkisi saf bir...

Elimizdekiler

Bir kaç gün önce sağlık astsubayları ile oturuyordum. Yeni gelen astsubaylar oldu gidecek olanlar kalacak olanlar. Tanışma faslı gerçekleşti. İşleyişi anlattım ama zaten bir kaçı aylardır bölgede olduğu için biliyorlardı. Konu ilaçlara geldi. İlaçlar kaliteli kalitesiz muhabbeti başladı gençler arasında. Ben de dinliyorum. İçlerinde en kıdemli olan "Gençler bir her zaman sıfırdan büyüktür. Elinizdekileri kullanmaya bakın." dedi.  Konuşma o anda bitti aslında. Aynı şey farkındaysanız hepimizin hayatlarında oluyor ama sadece elimizdekileri tartışıyoruz ve bu bize hiç bir şey katmıyor.  Ya elinizdekileri daha iyi bir hâle getirmek için savaşın ve elinizdekilerin kıymetini bilin bunun için minnettar olun. Ya da elinizdekileri en iyi şekilde kullanmaya çalışın. Yoksa şikayet etmekle vir yere varamazsınız.  Hepinize elindekileri daha iyi kullanacak ya da daha iyi hale getirebilecek bir bakış açısı diliyorum.

Rağmen Başarmak

Başarılı iş adamlarının olduğu bir toplantıda sinirbilimci Sharon Thompson kaç kişinin disleksi( okuma zorluğu hastası) olduğunu sorar. Toplantıdaki her iki kişiden biri el kaldırır.  Malcolm Gladwell bu durumu disleksi hastalığının başarıyı artırdığı yönünde yorumluyor. Ben ise disleksi hastalarının hastalığa rağmen başardıklarını düşünüyorum. Okuması kötü ise başka bir özelliğini geliştirmiştir dinleme, ezberleme veya görsel hafıza gibi ama olumsuzluğa rağmen devam etmiştir. Obama "Başarılılar en çok başarısızlıkla mücadele edenlerdir." diyor. KFC tavuk söylentiye göre 1009 teklif yaptıktan sonra teklifi kabul oluyor ve o sırada 60 yaşında. Elbetteki bir kusurunuz veya eksiğiniz olabilir hatta büyük ihtimalle vardır. Önemli olan o eksiğe rağmen o eksiği fırsata çevirip devam etmek.. Hepinize eksiğinize rağmen devam edecek bir hayat diliyorum.

Makbul Yoksunluk

Samuel Stouffer İkinci Dünya Savaşı sırasında "görece yoksunluk" diye bir terim attı ortaya. Bu terimi akılda kalıcı bir örnek ile anlatabilirim.  Ayşe Ali ile evlenmiş düğün yapmıştır lakin Ayşe'nin tüm arkadaşları Ali'ye göre daha zengin bir koca ile evlenip balayına çıktığı zaman Ayşe mutsuz olacaktır. Çünkü Ayşe kendinden daha kötü durumda olanları örneğin kaçarak evlendiği için düğün yapamayan çiftleri veya zorla evlendirilen kızları kendi ile kıyas etmeyecektir; kendini kendi kız arkadaşı grubu ile kıyas etmiştir. Bu durum Ayşe ve Ali arasında tatsızlık çıkaracak belki de boşanmalarına sebep olacaktır. Bu duruma Ayşe'nin düğün konusunda görece yoksunluğu diyebiliriz. Bizim mutsuzluk kaynaklarımızdan biri de kendimizi daha iyilerle kıyaslamaktır. Hele ki bu örnekler yakın çevremizde çokça varsa. Bu kaynağı kurutmadan mutlu olmanız mümkün değil. Peki ne yapacağız? Öncelikle kendi yaşantınızda kıyasladıklarınıza göre iyi yönleri bulmanız gerekir. Ayşe'den d...

Konuşma ve Zengin Ol

Prestij ve seçkinlik hakkında düşünmekle çok zaman harcıyo­ruz. O tür maddi avantajların seçeneklerimizi nasıl sınırladığı üze­rinde ise yeterince düşünmüyoruz. - Malcolm Gladwell Türkçesi zenginin malı züğürdün çenesini yorar atasözünü de kapsıyor ama daha geniş. Daha zenginlerin daha rahat yaşadığını düşünürüz normalde ama daha fazla sorumluluk sahibi oldukları aklımıza gelmez. Daha zengin oldukları için sorumlulukları yoktur daha fazla sorumluluk almayı bildikleri için daha çok kazanır bazıları.  Bence onların durumu daha zordur bazı durumlarda. Mesela bir sekreter işten atılırsa iş bulması daha kolaydır ama bir CEO işten atılırsa iş bulması daha zor olabilir. Daha düşük seviyede çalışamaz kendi seviyesinde iş imkanı ise azdır zaten. Çünkü Türkiye'de sekreter kadrosu her haliyle CEO kadrosundan daha fazladır. İşin prestijine ve ışığına aldanmak yerine kendi işimizi nasıl prestijli hâle getirebiliriz onu düşünmek bu yüzden hem daha kolay hem daha üretken bir bakış açısı olacaktır...

Davut ve Golyat

Hz. Davut'un kıssasını bilir misiniz? İsrailoğulları savaş içerisindedir ve eski zamanlarda ordular telef olmasın diye birebir savaşlar meşhurdur. Kimin askeri kazanırsa o ordu kazanmış sayılır. Karşı düşman ordusu dev cüsseli bir adam çıkarır. İsrail ordusunda da Hz. Davut beni çıkarın der. Devin üstünde zırhlar, Hz. Davut'un üstünde çoban kıyafetleri vardır. Hz. Davut sapanla devi alnından vurur ve bayıltır sonra da gider kafasını keser. Böylelikle Yahudi devleti savaşı kazanmış olur.  Devin dev olması aslında onun zayıf noktasıdır. Detayları için Malcolm Gladwell - Davut ve Golyat kitabını okuyabilirsiniz. İsteyenlere sayfaların fotoğrafını da çekip atabilirim. Eski ahitte anlatılanları tıbbi açıdan birleştirince devin aslında akromegali hastası olduğu anlaşılıyor. Dev görünüşte büyüktür ama içerden çürümüştür hastalıkla. Akromegali nedeniyle bir çok sağlık problemi vardır.  Bizim de aslında çok büyük sorun olarak gördüğümüz sorunların büyüklüğü bir çok zaman onların dezava...

Bakış Açısı Üzerine - 2

Çocuk gelin üzerine yazmıştım dün. Ama bu konunun bence daha detaylı yazılması gerekiyordu o yüzden daha detaylı yazdım. Kesinlikle amacım herhangi bir dini veya bir görüşü kötülemek değil tam tersine dini ve İslam'ı yanlış algılardan kurtararak yüceltmektir. Evet Türkiye %99'u Müslüman diye bilinen bir ülke lakin öyle değil. Özellikle gençler olmak üzere ateist ve deist inanca sahip bir nüfus mevcut. İsteyen istediği kadar inkar edebilir. Bu gençlerin bir kısmı ise ailesi dindar ve ibadetlerine düşkün insanlar olmasına rağmen bu seçimleri yapmışlar. Peki bunun nedeni ne? Bence dinin ve özelde İslam'ın yanlış anlaşılması. Dinin sadece belirli kuralları olan bir müessese olduğuna inanmıyorum ben. Din bundan daha öte ve daha mukaddes bir şey benim için. Gençler korku temelli ve belirli şeyleri yapmaya zorlatılan bir kültüre din adı verildiği için ve toplumda İslam yanlış anlaşıldığı için ateist veya deist oluyorlar. Bunu çok iyi anladığımızda sadece din meselesini değil kişis...

Altı Yaş Gelin Haberi Üzerine

Maalesef ben Türkiye'de haberciliğe ve yayın sistemine güvenmiyorum. Bu sabah telefonda durumlara bakınca öğrendim. "6 yaşında kıza gelinlik" başlığı ile haber yapılmış. Açtım okudum, dinledim mağdurun kardeşlerini abisini de dinledim. Kimin haklı kimin haksız olacağını zaman gösterecek. Eğer gerçekten denilen gibi bir şey varsa o kocanın, babanın ve annenin 27 hapsi düşünülüyor hapse atılması yetmez. İsmail Ağa Cemaati lideri ... çıkıp Kadir İstekli ve ... kınadığına dair konuşma yapmalı. Bunların dini araç olarak kullandığını bizim aramızda yerleri yok demeleri lazım. Demediği sürece kendisi de destekliyor manasına gelir. İkinci bir durum daha var. O da haberin yalan olması. Bu durumda koca cemaate yalan haberle çamur attıkları için tüm bu habere destek veren gazetecilerin ve haber kanallarının özür dilemesi gerekir. Bunu paylaşan vatandaşların imkanı olanların helallik istemesi gerekir. Basit bir itham değil bu. Biliyorum ki sonuç kimin lehine çıkarsa çıksın haksız tar...

Genetik Davranışlar

Genetik hastalık diye bir şey duydunuz mu? Anne ve babadan çocuklara, nesilden nesile giden hastalık türü. Aile büyüklerinde varsa çocuklarda görülme ihtimali var demektir. Hastalıklar gibi davranışlar da aileden geçer ama genetik değildir. Goldwell gibi genetik olduğunu iddia edenler de vardır ama ben daha çok Miller gibi bilinçle geçtiğini düşünenlerdenim. Nasıl geçiyor peki davranışlar? Siz sinirli bir birey iseniz çocuk sinirlilik halini normal var sayıyor ve büyüdükçe o da sizin gibi sinirli biri olmaya başlıyor. Ya da sizin tam tersini davranışa girebilir. Siz sinirli bir bireyseniz çocuğunuz sessiz sakin biri olabiliyor. Tabi bu sadece aile için değil toplum için de böyledir. Mesela laflar ve kürtler sinirli bir halk olarak bilinir genel olarak. Trakya ve Ege toplumu da daha sakin bir millet olarak bilinir. Bu da toplumsal davranışa örnek olarak verilebilir. Bu durumu iyi veya kötü olarak değerlendirmek yerine gelişmiş ve geliştirilebilir olarak görmek daha doğru olur. Nasıl y...

Konkort Yanılgısı

25 Temmuz 2000'de konkort uçağı adı verilen bir ak düştü ve 113 kişi hayatını kaybetti. Uçağın kaza yapacağını yetkililer biliyordu. O zaman niye uçmasına izin verdiler? 1956 yılında İngiltere ve Fransa sesten hızlı uçak üretmek için iş birliği yaptı. Çalışmalar sonunda 1962 yılında konkort uçağı ortaya çıktı ama bir sorun vardı. İstenilen kapasitede yolcu almıyordu ve güvenirlilik oranı düşüktü. O kadar para emek harcanmıştı iki ülke de vazgeçmedi projeden geliştirmeye devam ettiler. Sonunda 4 milyon dolar harcama ile konkort uçağı 2000 yılında uçuşa kalktı ama sonuç hüsran.  Alex Kacelnik böyle durumlara psikolojide konkort yanılgısı ismini verdi. Çok emek verdiğiniz bir şeyden zarar görmenize rağmen ayrılamama yanılgısı olarak açıkladı.  Etrafımda da böyle bir çok insan olduğunu farkettim. Bir iş veya kişi size zarar veriyorsa verdiğiniz emeği değil de gelecekte vereceği potansiyel zararı görmekte fayda var. Önemli olan verilen emek değil verilecek emeğin potansiyel zararı ...

Negatiflikler

Emre Topçu'nun negatifler adlı bir eğitimi var herkese de tavsiye ederim. Hayatımızdaki negatiflikler hakkında konuşuyor. Size en çok engel olan şeylerden biri negatiflik diyor. Negatiflikler için yaptıklarından kısaca bahsedeyim. İzlemek isterseniz YouTube üzerinden Emre Topçu negatif olaylarla nasıl başa çıkarız yazmanız kafii. 1. Negatif bir olay geldiğinde en fazla 10 - 15 dakika üzülmeye hakkın var. Daha fazla üzülmeyin hayatınız kısa zaten her şeye üzülürseniz hayatınızı harab edersiniz. 2. Tüm sıkıntıları kağıda yazın. Gerçekten de aklınızda olacağına önünüzdeki kağıtta olması yol haritası çizmesi adına sizi daha iyi hissettirecektir.  3. Günlük çözmek için bir kaç tane problem seçin.  Bütün problemleri aynı anda çözemezsiniz. Bit kaç tane çözerek zamanla ciddi oranda sıkıntılarınızı azaltabilirsiniz ama. 4. Sıkıntılar her zaman olacak. Siz hedefinize odaklanın. Hedefinize odaklanırsanız hem sıkıntıları daha az düşünmüş böylelikle daha pozitif biri olacaksınız hem de bü...

Doğan Cüceloğlu Öneriyor - 5

Nasihatler safhasına ara verecektim ama çok güzel mesajlar gelince son nasihati de yazayım dedim. Bu nasihat gençlere ve kendini hâlâ genç hissedenlere. Hayata atılmadan önce dikkat etmeniz gereken 7 şey 1. Mezun olmadan önce ilgilendiğiniz alanda çalışarak gözlem yapmak ve deneyim kazanmak. Maalesef çoğu öğrenci sağlık ve hukuk dalları hariç staj görmeden mezun oluyor ve ne ile karşılaşacağını bilmiyor. Deneyimsiz bir şekilde okul bitirdiği için de iş bulması da zorlaşıyor. 2. Görmek istediğiniz ya da ailenizin kültürünü etkilemiş iki üç ülke veya şehir gezmek. Gezmek her zaman artı olarak kalır. Bisikletle bile ülkeyi gezebilirsiniz. 3. İşinizle alakalı bir dilde okur yazar konuşur hale gelmek Temelde İngilizce olmak üzere ülkece yabancı dilde kötüyüz. Sırf telefonu İngilizce kullandığım için tebrik alıyorum. Bu üzücü bir durum. Bunu düzeltmek elimizde. 4. Diğer ülkelerden gelen öğrenci ve ailelerle tanışmak. Gezme fırsatı olmayanlar için özellikle çok güzel bir kültür kaynaş...

Doğan Cüceloğlu Öneriyor - 4

Doğan Cüceloğlu Öneriyor Serisi devam ediyor... Bugünkü konumuz ikili ilişkilerde yaptığımız hatalar üzerine olacak. Bakalım Doğan Cüceloğlu bu konu hakkında neler söylüyor. 1. Dinlemeyi ihmal edip karşı tarafın gözüyle olaya bakmamak. Gerçekten de benim de en çok karşılaştığım hatalardan biri bu. Karşı tarafı dinleme yetkinliğimiz toplum olarak çok az. Dinlemekten çok sıram gelsin konuşayım mantığı ile bekliyoruz sadece. İnsanları dinlemeyi öğrenmek lazım 2. Karşıdakini olduğundan az görmek.  Bu daha çok üstün olduğunu zanneden kişilerin görme şekli diyebiliriz. Bana oğluna, amir memuruna bu şekilde bakabiliyor. Bu da ilişkinin doğurgan olmasını engelleyip hastalıklı bir ilişkiye sebep oluyor. 3. Hatasını kabul etmeyip örtbas etmek. Bunu her okuduğumda gülüyorum ama bu gülüş hazin bir gülüş. Göründüğü halde hatayı kabul etmemek karşı tarafa aptalsın demenin başak bir yolu çünkü. 4. Davranışların ve konuşmaların arkasındaki gerçek niyeti ihmal etmek.  Bunu sağlamak benim için ...

Doğan Cüceloğlu'ndan Öneriler - 3

Doğan Cüceloğlu Öneriyor Aklımızda Tutmamız Gereken Beş Şey  1. İçinde bulunduğun durum ne olursa olsun doğru olanı yapmaya çalış Bu cümleye açıklama yapmaya gerek yok ama maalesef toplumun çoğunluğuna uyuyoruz doğru veya yanlış düşünmüyoruz 2. Kendi içinde iyi ve kötü olduğunu unutma. Seçimlerini yaparken nasıl bir gelecek inşa ettiğini unutma Hiç birimiz iyi veya kötü değiliz. İyi ve kötü olan davranışlarımızdır. Lütfen hep iyileri tercih edin.  3. Kendi içinde tutarlı ol. Güvenilir bir insan olmayı ihmal etme. Güvenirlilik sadece doğru söylemek değildir. Sağlıklı yaşam danışmanı olup sigara içmek sizin güvenilir olmadığınız bir tablo oluşturur.  4. Ekibindeki insanların iyi taraflarını gör, ifade et ve onların hayatına anlamlı katkıda bulunmaya özen göster Herkes şaka yollu olsun dedikodu olsun etrafının eksiklerini söyler. Eksiği görmek kolaydır. Zor olan onlardaki güzelliği görmektir. 5. Kendi özünün derinliğini ve zenginliğini önemse, anlamak için kendinle sevecen b...

Doğan Cüceloğlu'ndan Öneriler - 2

Hemen bir kenara kaldırmanız gereken beş özelliğiniz 1. Başkalarını kırmamak için kolayca söz vermek Bu durum hem sizi zora sokar çünkü gün gelir iki kişiye aynı anda söz verebilirsiniz hem de kendi öz saygınızı kaybetmeye neden olabilir onun yerine plan yapın ve çevrenizdekiler için de boşluklar bırakın o zamanlar için söz verin 2. Kişinin sadece davranışına bakıp, arkasındaki niyeti hesaba katmamak Burada Doğan Cüceloğlu aslında tedbirli ve iyi niyetli olun demek istiyor. Davranış kötü gibi gözükebilir ama niyeti iyidir iyi niyetli düşünün ve sorun ya da iyi gibi gözükebilir ama niyeti kötüdür tedbirli olun ve ona göre yaklaşın. 3. Öfkenin tutsağı olup hemen karar vermek Öfkeliyim ama içim temiz diyebilirsiniz lakin karşı tarafı her zaman incitirseniz zamanla bağlarınız zayoflayacak ve etrafınızda değer verdiğiniz bir çok insan kalmayacaktır. 4. Keyif alanında kalmak ve gelişim için haftada bir zaman ayırmamak.  Siz ileri gitmeseniz kesinlikle geri gidersiniz. Kişisel gelişimin ö...