İnancı Yemek
"Yiyecek bulamayan insanlar inançlarını yer." diye bir yazı okudum.
Aslında günümüzde maalesef bilinçli veya bilinçsiz uygulanan bir yöntem. Dinimizde bile vardır. "Fakirin Allah'a inanması daha zordur" derler. Hatta "Komşusu tok iken kendisi aç yatanın imanını sorgularım." sözü Hz. Ali'ye atfedilir. Çünkü insanın en temel ihtiyacı olan yaşama dürtüsü susuzluk ve açlık ile kapatabilirsiniz. Bilimsel çalışmalar ihtiyaç piramidinin başına yaşama dürtüsünü koymuşlardır. Barınma ve sosyalleşme ihtiyaçları bundan sonra gelir. Dün bir astsubay ve bir uzman iki sözleşmeli er ile oturuyorduk çay içiyorduk. Astsubay arkadaş aynı konuya değindi. Komutanım ben asgari ücretin fazlasını alıyorum. Sigaram yok içkim yok. Evli değilim ama araba almaya gücüm yetmiyor. İnsanlar nasıl geçinsin? Haklı idi ama eksikti. Çünkü tüm yazdığım evrimsel teoride geçerli olan inancın önemini ikinci plana atan bir durumda geçerli.
Günümüzde araştırmalar biraz daha hayvansal deneylerden yararlanarak yapıldığı için insani boyutu katmadığı için eksik kalabiliyor bana göre. Yani inancınız yüksek olduğunda açlık ikinci plana düşer. Eğer aç kalmayacağınıza inanırsanız yiyecek aramaya çıkar ve karnınızı doyurursunuz. Eğer ailenizi geçindireceğinize inanırsanız ailenizi geçindirecek bir yol yöntem bulursunuz aramanız şartı ile. İnançlarınızı yemek yerine inancınızı güçlendirin. İnancınız zayıfladığında Dünyanız da zayıflayacaktır. Dünyanın en büyük fakirliği umut fakirliğidir.
Hepinize umut dolu yarınlarınızın olduğu bir gelecek ve düşünce yapısı diliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder