Ekstra Bir Yazı (Rose Park Olayı)

18:00 kalkıştı Cleveland Avenue otobüsü kaldırıma yanaştı. Çerçevesiz gözlük takmış, kahverengi sade bir ceket giymiş, kırk iki yaşında, minyon, Afro-Amerikalı bir kadın basamakları tırmanıp otobüse bindi, sonra da cüzdanından on sent çıkarıp kutuya attı.

Tarih 1 Aralık 1955, yer Alabama’nın Montgomery kentiydi. Montgomery Fair mağazasında komandatura olarak çalışmakta olan kadın, uzun bir günün ardından yeni paydos etmişti. Otobüs kalabalıktı ve kanun gereği öndeki dört sıra beyaz yolculara ayrılmıştı. Siyahların oturmasına izin verilen yerler arkadaydı, ama hepsi de çoktan dolmuştu. Bunun üzerine, ismi Rosa Parks olan kadın beyazlara ait sıraların hemen arkasındaki orta sıralardan birine geçip oturdu. Bu sıralarda oturmaya siyahların da, beyazların da hakkı vardı.

Otobüs yoluna devam ederken, duraklardan başka yolcular da aldı. Kısa süre sonra bütün sıralar dolmuştu. Beyaz bir adamın da aralarında bulunduğu bazı yolcular, tavandaki demir boruya tutunarak ayakta yolculuk ediyorlardı. Otobüs şoförü James F. Blake, beyaz yolcunun ayakta kaldığını görünce Parks’m oturduğu bölümdeki siyah yolculara bağırarak adama yer vermelerini söyledi, ama kimse yerinden kıpırdamadı. Otobüs gürültülüydü. Duymamış olabilirlerdi. Montgomery Caddesi’nde Empire Theatre’m önündeki otobüs durağına yanaştıklarında, Blake yerinden kalkıp arka tarafa yürüdü.

“Belanızı aramıyorsanız kalkın çabuk yerinizden” dedi. Siyah yolculardan üçü kalkıp otobüsün arka tarafına gittiler, ama Parks yerinde kaldı. Beyazlara ait bölümde oturmadığını söyledi şoföre, üstelik ayakta tek bir beyaz yolcu vardı.

“Kalkmazsan,” dedi Blake, “polisi arayıp tutuklatırım seni.”

“İstediğini yap” dedi Parks.

Şoför gidip iki polis memuru buldu.

Otobüse binen memurlardan biri, “Neden kalkmıyorsun?” diye sordu Parks’a.

“Bizi neden itip kakıyorsunuz?” dedi Parks.

“Bilmiyorum” diye cevap verdi memur. “Ama kanun kanundur. Seni tutukluyoruz.”

O an, otobüsteki kimse farkında olmasa da, yurttaşlık hakları hareketi başlatılmış oldu. Bu küçük karşı koyuş, ırk ilişkileri arasındaki savaşı eylemciler tarafından mahkemelerde ve yasama organlarında sürdürülen bir kavga olmaktan çıkarıp, gücünü büyük cemiyetlerden ve toplu protestolardan alan bir yarışa çevirecek olan bir dizi eylemin ilkiydi. Ertesi sene boyunca, Montgomery’nin siyah nüfusu ayaklanıp kamu otobüslerini boykot edecek, eylemlerine ancak toplu taşımacılığa ırk ayrımcılığı getiren kanun geçersiz kılınınca son verecekti. Boykot, otobüs hattını finansal açıdan çökertecek, on binlerce protestocuyu yollara dökecek, ülkeyi Martin Luther King, Jr adında genç ve karizmatik bir liderle tanıştıracak, Little Rock’a, Greensbo-ro’ya, Raleigh’ye, Birmingham’a ve son olarak Kongre’ye yayılacak olan toplumsal bir hareketi ateşleyecekti.

Alışkanlıkların Gücü kitabından alıntıdır...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaju

Travmalar

Politika ve Doktorluk