30. Gün

Bugün yazıların tam 30.günü. Bu benim için büyük bir mutluluk çünkü günlük okumaları ve duolingo ingilizce derslerimden sonra ilk defa bir şeyi her gün ard arda bir ay boyunca yapabildim. Ki yazı işi daha zor ingilizce derslerinde sadece doğruları yapıp bir ders bitirince bir günü kurtarabiliyordum tabi böyle olunca bir günlük görev bazen sadece iki dakikamı alıyordu. Aynı şey okumalarım için de geçerli beynimi kullanmak zorunda kalmıyordum sadece okumam yetiyordu. Yazı işinde ise her ne kadar yazım hatalarımı görmezden gelerek yazsam da ve her ne kadar başkalarının yazıları üzerine yazıları yazsam da üzerine düşünmem gereken bir yazı gerekiyordu. Bir şey hakkında her gün beynimi kullandığım bir ay oldu benim için. Bazen düşündüğüm şey çıkmıyordu ama mutlaka bir yazıya bağlayabiliyor olmanın ayrı bir değeri mevcut.

Bu aralar Doğan Cüceloğlu'nun kitabını okuduğum için oradan örnekler veriyorum ama insanı değerli kılan nedir sorusuna bir şeyler katabilmek de bir cevap olduğunu yazıları yazınca farkettim. Bu duyguyu aynı şekilde doktorluk ve danışmanlık yaparken de hissediyorum. İnsan başkalarına bir şey katabildiği ölçüde değerli hissediyor kendini. İnşallah birinci yılımı da kutlarım bu şekilde. Söylemeyi unuttum blog üzerinde okuyan düzenli okuyucu sayısı hala sıfır. Buna hiç üzülmedim. LinkedIn üzerinde okuyan düzenli on kişi var. Belki zamanla daha fazla insanın hayatına yazılarla dokunurum. 

Hepinize insanların hayatlarına dokunabileceğiniz güzel alışkanlık diliyorum.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaju

Travmalar

Politika ve Doktorluk