Ezilmiş Çimler

Bazen çimlerin üzerinde yürürken dikkatimi çeker. Köşesinde yol vardır ama insanlar köşeyi dönmekten üşendiği için çimen geçerler ve orada bir yol olur basa basa. Hatta bununla bir caps vardı yıllar önce aradım da bulamadım. O çimlerde çıkan iz gibi beynimizde de izler var. Neyi çok fazla yaparsak beynimizde iz kalır. Her sabah kalktığımızda telefonu elimize alıyorsak her sabah kalktığımızda aradığımız ilk şey telefon olur.

Bunun güzel yanı bir şeyde başarılı olmayı bir kere öğrenirseniz hep o yolla başarılı olmaya çalışıyorsunuz. Başarılarınız devam ederse başarılı bir karaktere dönüyorsunuz. Ama mutlu olmanın yolunu telefondan almaya başlamışsanız maalesef hep oradan almaya çalışıyorsunuz. Yarın onunla ilgili yazı yazacağım zaten.

Beynimizde olan yol o kadar sağlam ki hatta bazı psikiyatristler o yola nedenli depresyon hastası olduğumuzu da söylüyorlar. İlk üzüntü bize biraz mutluluk veriyor sonrası beyinde bir depresyon için zamanla otoban yol açıyoruz maalesef. 

Peki bunun çözümü ne? Kolay değil ama farklı yoldan yürümek ve eski yoldan çimlerin çıkmasına izin vermek tabiki. Telefona bakmak mı istedin bakma. Elbet yine bakacaksın ama direnirseniz kazanan siz olacaksınız. Üzüldün ve hiç bir şey yapmak istemiyor musun? Kalk ve bir şeyler yap. Zamanla daha da kolaylaşacaktır ama çok kolay denilecek zaman olur mu bilmiyorum benim için kolay ama hâlâ çok kolay değil. Bazen çimler beni çağırıyor.

Hepinize beyninizde daha güzel yollar dizilmiş yıllar diliyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaju

Travmalar

Politika ve Doktorluk