Bütünlük Yasası
Almanya da bir Yahudi ailesi düzenli sinagog ayinine gider. Lakin evin erkek çocuğu neden gidildiğini anlamaz. Gitmek istemediğini her söylediğinde ise ailesinden aynı tepki ile karşılaşır. "Allah'a yakın olmak seni insanlara da yakın eder. Allah'a olan görevini yapmazsan insanlara olan görevini de yapamazsın." Evin erkek çocuğu bunu hiç bir zaman tam anlamıyla kafasında oturtamaz. Ona ailesinin tutumu hiçbir zaman samimi gelmez. Bir eksiklik vardır ama ne olduğunu bulamamıştır. Sorgular ve araştırır. Aradan belirli bir süre geçer ve çocuk on yaşına geldiğinde evin babası taşınmak zorundadır yeni taşındıkları yerde sinagog yoktur sadece kilise vardır. Taşınma işleri bittikten sonra bir gün akşam yemeğinde baba "Bu pazar kiliseye gideceğiz." der. Oğlan şaşırmıştır. Çünkü bunca yıl sinagoga gitmişlerdir. Nedenini sorduğunda ise "İnsanlar burada kilisede toplanıyorlar. İşlerim için buraya gitmemiz gerekir." cevabını alır. Çocuğun içinde dine karşı öfke oluşur. Büyüyünce Almanya'dan İngiltere'ye taşınır araştırma özelliğini hiç kaybetmeyen çocuk İngiltere'de büyük bir düşünür olur ve dinin zararları üzerine kitap yazar. Bu çocuk son iki yüzyılı etkisi altına alan Karl Marx'tan başkası değildir.
Maxwell bütünlük yasasını bu hikaye ile çok güzel özetler. Sizin söyledikleriniz ile yaptıklarınız uyuşmazsa başta sizin çocuğunuz olmak üzere kimseye güvenilir profil çizemezsiniz. Kendi güvenilirlik kaybınız ile beraber sizinle bir tutulan tüm değerler de güvenini yitirir. Günümüzde bunun en büyük örneğini din konusunda tefritte olan insanlarda görürüz. Bir imam kumar oynamışsa bütün imamların kumarbaz olduğuna dair bir inanç geliştirir. Çünkü bütün dini değerleri imamlara bağlamıştır.
Atalarımızın sözü özü bir dedikleri insanlar olmamız ve bu değerleri yaşatan bir toplum olmamız dileğiyle.
Yorumlar
Yorum Gönder