Kayıtlar

Değişim Üzerine...

Resim
Evet, değişim doğanın temel yasasıdır. Ancak zaman içinde yapılan değişiklikler bireyleri ve kurumları farklı biçimde etkiler. Darwin'in Türlerin Kökeni'ne göre, ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan; değişime en iyi adapte olabilendir hayatta kalan. Bu teorik kavramı kendimize uygulayınca, hayatta kalabilen uygarlığın kendisini içinde bulduğu fiziksel, sosyal, politik, ahlaki ve manevi çevreye uyum sağlayabilen uygarlık olduğunu söyleyebiliriz. - Leon C. Megginson (Louisiana Eyalet Üniversitesi İşletme profesörü) Uzun bir alıntı olmasını dikkate almazsak; değişim konusunu bir işletme profesörü, bir biyoloğun kitabını yorumlayarak konuşmasına ekleyebiliyor. (Bu arada dipnot olarak ayakta kalanlar sadece değişenlerdir minvalindeki sözler Darwin'e ait değil. Bu söz yazdığı kitabın bir yorumu sadece.) Demekki değişim meselesi o kadar önemli ki hayatımızı her alanda etkileme potansiyeline sahip.  Peki, bu önemi nasıl ve neden kazanıyor? Birinci olarak ister fiz...

Maven

Resim
Kitap okurken ilginç bir kelime ile karşılaştım. Evet başlıkta gördüğünüz kelime maven. Aslen Aşkenazi Yahudilerinin kullandığı yidiş dilinden gelme bir kelime ve çeviri yapınca uzman kişi olarak çevirisini görebilirsiniz internette ama Gladwell daha güzel ve geniş bir açıklama getirmiş The Tipping Point adlı kitabında.  Maven için üç özellik koymuş açıklamada. Birincisi Bilgi biriktiren! Bilgi biriktiren insan uzman olması gerekmiyor mu zaten. Hayır adam avukat olmuştur, yasa ile bilgisi çoktur ama hiç bir davayı kazanamıyordur ya da doktordur, tıp fakültesi bitirmiştir ama hastaya bakınca ne yapacağını bilmiyordur(ki başta ben de öyleydim). Her bilgi biriktiren uzman olmuyor demekki, her uzman diye bildiğimiz de Maven olmuyor. Gladwell devamını getiriyor. Bilgi biriktirmesi yetmiyor hangi bilgiyi nerede kullanacağını bilmesi gerekir diyor Maven olabilmek için. Bu da ikinci özellik. Tamam işte aradığımız uzman tam olarak bu diyebilirsiniz ama toplamda üç özellik var Maven ile uzma...

Karşılık

Resim
Geçenlerde çok güzel bir video gördüm. Adamın biri hindilerin belgeselini çekiyor. Hindilerden biri adamın elini ısırınca adam irkiliyor. Hindilerin tepkisi ne oluyor sizce? Hindi gibi ses çıkarıyorlar. Hani gülme sesi gibi çıkardıkları ses varsa. Ortaya komik bir manzara çıkıyor bununla birlikte ben olaya farklı bir bakış açısı ile bakıyorum. Hindi her seferinde ne yaparsanız yapın hep aynı sesi çıkaracak.  İnsanlar peki onlar da aynı sesi çıkarmıyor mu acaba? Bazen gülüyorlar bazen ağlıyorlar bazıları hep kızıyor ve sesi yüksek bazıları ise hep mutlu. O zaman insanlar için diyemiyor muyuz aynı şeyi? Aslında diyebiliriz ama insanların görünüşüne takılmayın içine bakın. İnsanların içine nasıl bakılır? Bir insan hep mutlu ise içinde onu mutlu eden şeyler vardır. O insan kendi kendini mutlu edebiliyordur.( Keşke herkes böyle olsa değil mi?) Bir insan sinirli ise ona kızmayın siniri size değil. Kendi içinde kendine sinirlendiği bir şey vardır. Bunu farkettiğiniz zaman insanlara verece...

Eksiklik ve Gereklilik

"Sürekli eksik olan, bir süre sonra gerekli de olmuyor." diye bir söz okudum. Sartre'ye atfedilmişti. Sartre bu kadar duygusal bir adam değildir. Biraz araştırınca Leon filminde geçtiğini öğrendim sözün. Buna ben biraz kafana göre iş yapmak diyorum. Paylaşmak için paylaşmış olmak(Belki birileri de bir yerlerde benim için diyordur bu şekilde...). Bu durum sadece yazılarda yok; bu gözle baktığınızda; ne kadar da çok bir şeyler yapmak için yapan insan olduğunu göreceksiniz. Nöbette bulunmak için bulunan personelinden, reçete yazmak için oturan doktoruna kadar(her zaman çuvaldızı önce kendine batırmalı insan). Her yerde böyle insanlar görmeniz büyük olasılık. Bunun ne sakıncası var peki? Öncelikle kendinize zararı var. Hayattan ve yaptığınız işten zevk almanızı engelliyor. Yapmak için yapmak meyve kabuğunu yiyip etini çöpe atmaya; araba satın alıp sürmemeye benzer. Yapmak kısmı işin zor kısmıdır lezzetsiz kısmıdır. Asıl lezzet hakkını vererek yaptığınız zaman alacağınız lezze...